Kasım 22 11:52

AHED SULTANIM!

AHED SULTANIM!

AHED SULTANIM!

      

Ahmet aynasında, Ahed cilvesi

Muhammed’de kâmil, zâhir olansın

Kesret kitabında, vahdet cümlesi

Kudreti sınırsız, kâhir olansın…

      

“Zâtını Zâtına, mir’at” yaptığın

Kur’an’ı dosdoğru, sırat yaptığın

Sevdiğin aşkınla, Ferhat yaptığın

Sübhânım kusurdan, tâhir olansın…

    

“Sen atmadın; Allah, attı” buyurdun

Bu can kulağıma, hikmet duyurdun

Gerçek sahibisin, her iki yurdun

Türlü yaratışta, mâhir olansın…

    

Resul’e temsilci, Mehdi-i Kebir

Necmüddin eyledi, Hâkim-ü Habir

Tayin takdir eden, Cenâb-ı Câbir1

Uyumaz yorulmaz, Sâhir2 olansın…

    

Yarattın mekânı, bütün ezmânı

Eşyada tezahür, kıldın esmânı

Muannid münafık, hâlâ hasmâni

Rahman Rahim Evvel, Ahir olansın…

      

Yer gök san’atındır, ibret mahaldir

Çün Zâtını idrak, aklen muhaldir

“Fenâfillâh; bekâ, billâh” bu hâldir

Damlaydım karıştım, Bâhir olansın…

    

İmtihana koydun, kulun izlersin

“Bâtın”sın her şeyde, sırrın gizlersin

Aşikâr olursun, can tazelersin

Yeryüzü bahçende, sâhir olansın…

    

Tecelli tahtında, Ahmet Sultanım

Bütün âlemlere, rahmet Sultanım

Medet ve inayet, lütfet Sultanım

Hamd ile övülen, Fâhir olansın…

      

1- Câbir: Yıkılmış ve dağılmış şeyleri kudretiyle tamir eden… Kırık gönülleri sarıp sevindiren… Karar verdiğini zorla yerine getiren Allah.

2- Sâhir: Uyumayan, seher ehline tecelli buyuran.

 

Yorum Yaz