Ekim 26 07:38

AKP Genel Başkanının sözleri KOYU BİLGİSİZLİK YANSIMASI MIYDI YOKSA MASONLARA ŞİRİNLİK MESAJI MIYDI?

AKP Genel Başkanının sözleri KOYU BİLGİSİZLİK YANSIMASI MIYDI YOKSA MASONLARA ŞİRİNLİK MESAJI MIYDI?

AKP Genel Başkanı Sn. Erdoğan; başörtü serbestliği uygulamasının iptalini isteyen CHP’lileri kınarken, Fransa’daki olayları da yorumlamıştı.

“Paris başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin sokakları karışmış durumda. Bizim polisimizle alay edenler, zulmettiğini söyleyenler, kendi polisleri şimdi neler yapıyor. Bizim polisimiz insaflı. Her türlü düşünce ve talep demokrasi içinde dile getirilebilir. Avrupa sokaklarındaki görüntüleri endişe ile takip ediyoruz. Umarım Paris sokaklarındaki duvarlarda "Zulüm 1789'da başladı" yazılarını da görmeyiz. Avrupa demokrasi dersinden, insan hakları dersinden sınıfta kalmıştır. Üzerine çok titredikleri güvenlik ve refah duvarları bizzat kendi vatandaşlarınca sarsılmaya başlanmıştır.” Gezi provokasyonlarında da “Zulüm 1453’te başladı” sloganları atılmakta ve yazılmaktaydı ifadelerini kullanmışlardı.

Önce Sn. Erdoğan, 1789 Fransız ihtilaliyle, 1453’teki İstanbul’un Fethini aynı değerde ve kategoride görmesi hem büyük bir yanlıştı hem de milletimizi yaralayıcıydı. Çünkü İstanbul’un Fethi, Peygamber Efendimizce müjdelendiği gibi, Hak’kın Batıl’a, Hak’kın Haç’a galebesiydi. Bizzat Konstantin halkına ve çok farklı din mensuplarına da huzur ve hürriyet kazandırmıştı. 1789 Fransız ihtilali ise Siyonist odakların ve masonların, her türlü dini, manevi ve ahlaki değeri yıkma, yasaklama ve demokrasi kılıflı bir küfür despotizmini meşrulaştırma atılımıydı.

Fransız Devrimi'nde masonların oynadığı büyük rolü herkes bilmektedir. Aydınlanma filozoflarının çok büyük bir bölümü, özellikle de din aleyhtarı görüşleri en keskin olanlar, masonlardan meydana gelmiştir. Fransız Devrimi'ni hazırlayan ve ona öncülük eden Jakobenler de yine locaların üyeleridir.

Devrimin içinde masonların oynadığı rol, Comte Cagliostro adlı bir "ajan-provokatör" tarafından henüz o yıllarda itiraf edilmişti. Cagliostro 1789'da Engizisyon tarafından tutuklanmış ve sorgu sırasında önemli itiraflarda bulunmuş birisiydi. Anlattıklarının başında, masonların tüm Avrupa'da zincirleme bir devrim yapma planları gelmekteydi. Masonların asıl amacının ise, Papalığı etkisizleştirmek ya da Papalığı ele geçirmek olduğu belirlenmişti. Cagliostro'nun itirafları arasında, uluslararası Yahudi bankerlerin tüm bu devrimci faaliyetleri finansal yönden desteklediği, Fransız Devrimi'nde de yine Yahudi kaynaklı paraların sarf edildiği bilgileri önemliydi. Nitekim Fransız Devrimi, tam anlamıyla bir "din karşıtı hareket"niteliğindedir. Devrimciler aristokrasinin yanında din adamlarına karşı da büyük bir tasfiyeye girişmiştir. Çok sayıda din adamı öldürülmüş, dini kurumlar ortadan kaldırılmış, ibadethaneler tahrip edilmiştir. Hatta Jakobenler, Hristiyanlığı tamamen ortadan kaldırmak ve yerine "akıl dini" adını verdikleri pagan bir inanç yerleştirmek için yoğun gayret içine girmişlerdir. Ancak bir zaman sonra devrim onların da kontrolünden çıkarak Fransa tam bir kaosa sürüklenmiştir.

Masonluğun bu ülkedeki misyonu devrimle birlikte bitmemiştir. Devrimin ardından doğan karmaşa, sonunda Napolyon'un iktidarı ele geçirmesiyle sakinleşmiştir. Ancak bu dönem de uzun sürmemiş, Napolyon'un tüm Avrupa'ya hükmetme hırsı, iktidarının sonunu getirmiştir. Bundan sonra da Fransa'da istikrar ve monarşi yanlıları ile devrimciler arasındaki çatışma sürüp gitmiştir. 1830'da, 1848'de ve 1871'de üç ayrı devrim daha gerçekleşmiş, 1848'de "İkinci Cumhuriyet"e, 1871'de ise "Üçüncü Cumhuriyet"e geçilmiştir. Bu çalkantılı dönemin içinde masonlar her zaman son derece aktif rol üstlenmiştir. En büyük hedefleri ise kiliseyi ve dini inançları zayıflatıp, dini değer ve kuralların toplum üzerindeki etkisini yok etmek, dini eğitimi ortadan silmektir. Masonluk, "antiklerikelizm" (kilise düşmanlığı) olarak bilinen sosyal ve siyasi hareketin karargâhı gibi hareket etmiştir.

Devamını okumak için tıklayınız.

Yorum Yaz