Ekim 23 09:20

BİR ÇETE ARANIYOR, AMA FETULLAHÇILAR SAKLANIYORDU!..

BİR ÇETE ARANIYOR, AMA FETULLAHÇILAR SAKLANIYORDU!..

 

Ahmet Akgül Üstadımız, tam 13 sene önceki bir yazısında, Fetullahçılar hususunda AKP iktidarını uyarıp bir darbe hazırlığı sezdiğini söylüyor, ama maalesef hakkında “Hakaret ve İftira” davası açılıyordu!

      

BİR ÇETE ARANIYOR,

AMA FETULLAHÇILAR SAKLANIYORDU!..

        

“Küresel Çete”den (Siyonist sermaye hâkimiyetinden) icazet almış AKP iktidarı, Danıştay saldırısının arkasından aradığı çeteyi bir türlü bulamıyordu. “Çeteyi koynunda besliyorsun!” diye defalarca uyardığımız Fetullah Gülen şebekesini ise hâlâ koruyup kollamaya çalışıyordu. Maalesef her geçen gün ve her şeyi yüzüne gözüne bulaştırıyordu. AKP’nin bu alık tavırları, Hz. Mevlana’nın nefsi emmareye işaret ederek: “Düşman kendi odasında ve hanımının koynunda bulunuyor. Zavallı ahmak, silahını almış, dışarıda ve bahçe kapısında düşman arıyor!” benzetmesini hatırlatıyordu. Başbakanın bilgiçlik edasıyla açıkladığı gibi, Danıştay’a yapılan saldırının arkasından uyduruk bir ihanet çetesi çıkmış, ama bir gün bile geçmeden bu çetenin çatısı yıkılmıştı.

Başbakanın kehaneti çıkmıştı, ama ortada küçük bir soru işareti kal­mıştı! Çete neredeydi? Lideri kimdi? Gözler tabii hemen Emniyet’te sorgulanan eski subay Muzaffer Tekin’e çevrilmişti. Basın kullanıl­mış, Muzaffer Tekin bir kuşku yumağı ve çete lide­ri kisvesine sokulmuştu. Birtakım fotoğraflarla işin ucu emekli subaylara ve orduya uzatılmıştı... Lider bulunmuştu! Ama bu lide­rin Danıştay baskınıyla ilgi­si kurulamıyordu. Tekin 4 gün Emniyet’te tu­tuldu. Gazetelere birtakım fotoğraflar dağıtıla­rak kafalar karıştırıldı. Sonunda beklenen ol­du ve Tekin serbest bırakıldı. Danıştay bas­kınını saptırmak ve azmettirici koltuğuna bir “ulusalcı çete” oturtmak girişimi şimdilik başa­rılı olmadı. Oysa bu yolda nasıl da yoğun çaba harcanmıştı. Örneğin Hürriyet’te Saygı Öztürk şu haberi yapmıştı:

“Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mü­cadele Şubesi’ndeki sorguda Alparslan Arslan’a ‘örgüt şeması’ gösterildi. İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, bazı emekli su­bayların da isimlerinin, fotoğraflarının yer aldı­ğı şema hakkında Arslan’a, ‘Bunlardan hangisiyle berabersin?’ sorusunu yöneltti. Fotoğrafları inceleyen Arslan, ‘Hiçbiriyle beraber değilim. Eyleme kendim karar verdim’ karşılı­ğını verdi... “Eylemi Müslüman Türk gencinin refleksiyle yaptım” şeklinde yanıtlamıştı.

 

Devamını okumak için tıklayınız.

Yorum Yaz