Kasım 13 21:37

ÇEKİL ARADAN, KALSIN YARADAN

ÇEKİL ARADAN, KALSIN YARADAN

ÇEKİL ARADAN, KALSIN YARADAN

“Kenz-i mahfi” iken, aşikâr olup

Varlığın vahdetin, zahir eden kim…

İmanla hayatım, huzurla dolup

Tutup imtihanla, zehir eden kim…

 

Yaratılan şekil, tüm gördüklerim

Hepsi gölge hayal, ardım ilerim

Resimleri ben mi, yapar silerim

O dilemedikçe, nasıl dilerim

En ilk Muhammed'i, ahir eden kim…

 

Hak’tan bihaberdim, şaşkın cahildim

Sahipsiz kıymetsiz, bencil bahildim

Hem ilmü irfana, çok naehildim

Beni hikmetine, mahir eden kim…

 

Kendim bir şey sanıp, boş kibirlendim

Bin bir parça iken, şükür birlendim

Defalarca kayıp, çokça kirlendim

Çirkeften çıkarıp, tahir eden kim…

 

Arz-ı cemal etti, oldum pervane

Hasretiyle saldı, beni giryane

Bazen bu gönlümü, kılup virane

Bazen de mamur bir, şehir eden kim

 

Bir an bülbül edip, şevkle şakıtıp

İbretle hayretle, çevre bakıtıp

Bazen üzüp derdim, içe akıtıp

Mahzun gözyaşımı, nehir eden kim…

 

Bir an terü taze, bir bak bayatım

“Bast” iken “Kabz” olur, kaçar rahatım

Vuslat karşılığı, bütün hayatım

Yüz görümlük için, mehir eden kim…

 

Sevdasıyla aklım, başımdan alup

Sonra kurbiyetten, gurbete salup

Zikrü tefekkürden, gaflete dalup

Kusurumla kalbim, kahir eden kim…

 

Bazen Tur dağında, nurdan zirveyim

Bazen Bel’am ile ahbap kirveyim

Lat Menat’ken bir dem, Sefa Merve’yim

Tevbe edem diye, tehir eden kim…

 

Hidayet kemendin, taktı boynuma

Hile ve hıyanet, girmez oynuma

Hakikat aşkını, soktu koynuma

Ahmedini dobra, şair eden kim…

--

Kaynak:

MİLLİ ÇÖZÜM DERGİSİ

Yorum Yaz