Ekim 23 12:07

ERBAKAN'I ANARKEN

ERBAKAN'I ANARKEN

Emr-i Hak gelip de, gittin gideli

Halimiz perişan, hep zillet Hocam!

Gönüller mühürlü, gözler perdeli

Ne izzet kaldı ne, haysiyet Hocam!

    

Edep Sende idi, cesaret Sende

Dirayet metanet, feraset Sende

Sensiz çaresizlik, esaret bende

Seninle kazandık, şahsiyet Hocam!

      

Aziz hatırana, saygısız soysuz

Aşağılık mahlûk, huzursuz huysuz

Kendin başkan yapmış, seçimsiz oysuz

Hakkını savunmak, farziyet Hocam!

    

Biri bühtan atar, diğeri susar

Fırsatı bulmuş ya, gayzını kusar

Bir sürü duyarsız, saklanıp pusar

Yakışmaz mü’mine, acziyet Hocam!

      

Güya; “Beytülmâlın, üstüne yattın;

Sonra evlatlara, miras bıraktın…”

Haşa ki Sen Hak’tan, böyle ıraktın

Ederler kasıtlı, eziyet Hocam!

      

Davanı satarlar, hep öbek öbek

Gâvurla uzlaştı, siyona köpek

Vicdanlar çürüdü, yağlandı göbek

Kalmadı asalet, fazilet Hocam!

      

Kimisini almış, hapis korkusu

Kimileri sarmış, servet kokusu

Milli Çözüm caymaz, sağlam dokusu

Zor günde sadakat, meziyet Hocam!

      

Ruhun aramızda, himmetin hazır

Sadıkların safta, zafere nazır

Siyoniste kalsa, kökümüz kazır

Peşinden koşarlar, rezilet Hocam!

      

“Ven-Necmi” sırrını, anlayan gelsin

Aşkla yaşla gözün, kanlayan gelsin

Marazlı takımı, tanıyan gelsin

Riyakârın derdi, süs ziynet Hocam!

Yorum Yaz