Kasım 17 19:26

“HER NEREDE (VE NE HALDE) OLURSANIZ, O (ALLAH) KESİNLİKLE SİZİNLE BERABERDİR…” (Hadid Suresi 4. Ayet)

“HER NEREDE (VE NE HALDE) OLURSANIZ,  O (ALLAH) KESİNLİKLE SİZİNLE BERABERDİR…”  (Hadid Suresi 4. Ayet)

Her daim kulluğun, kusurundayım

Mahzun ve mahcubum, andan çöküntüm…

Oysa her anü şan, huzurundayım

Hatam günahımdan, boyun büküntüm

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”1

      

Her ne yaptığını, Allah biliyor

Görüyor duyuyor, hayrın diliyor

Hepsin kaydediyor, çoğun siliyor

Beni alt eyledi, nefsani dürtüm

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

    

Halktan utanılır, Hak’tan korkulur

Dost hüsnü zan eder, içim burkulur

Bütün amellerim, kayıt tutulur

Aşikâr olması, büyük ürküntüm

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

    

Bırak şu yalanı, vazgeç riyâdan

Hiç nasibin yok mu, takva hayâdan

Eli boş yüz kara, gitme dünyadan

Farkı yok mezarda, Türk’ün ve Kürt’ün

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

      

Efendi erdemli, edebin takın

Daim gözlenirsin, gafletten sakın

Hak rızasın elde, etmeye bakın

Affet eşiğine, alın sürttüğüm

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

    

Hidayet kararsa, vicdanın kurur

Zahirde kof kalıp, vücudun durur

Allah yaptıkların, yüzüne vurur

Sen sanırsın, belaları püskürttüm

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

    

Hak’ka hürmetkâr ol, halka hizmetkâr

“Hak’kı ta’zim, halka şefkat” büyük kâr

Yeter yalpaladın, bul artık karar

İbadete dönsün, gelenek kültün2

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

    

Özün sözün birse, kızarmaz yüzün

Mutluluğa döner, kuşku ve hüzün

Ecel kapın çalar, yazın ya güzün

Beden kanser ise, ne yarar kürkün

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

      

Tatlı haram yersen, acı kusarsın

Kahramanlık söner, korkup pusarsın

Böyle atıp tutma, yarın susarsın

Rezil rüsvay olup, hayata küstün

“Ve hüve meaküm, eyne ma-küntüm”

      

    

1- “Her nerede (ve ne halde) olursanız olun, O (Allah kesinlikle) sizinle beraberdir”(Hadid: 4)

2- Kült: Kof adet ve gösteriş halindeki tapınma.

 

Yorum Yaz