Ocak 20 23:08

İRAN'IN NÜKLEER UZMANI PROF. MUHSİN FAHRİZADE'YE SUİKASTIN PERDE ARKASI VE ERDOĞAN’IN DUYARSIZLIĞI

İRAN'IN NÜKLEER UZMANI PROF. MUHSİN FAHRİZADE'YE  SUİKASTIN PERDE ARKASI VE ERDOĞAN’IN DUYARSIZLIĞI

İran, askeri nükleer programının ‘babası’ kabul edilen Muhsin Fahrizade’ye yönelik 27 Kasım 2020 tarihli saldırının şokunu henüz atlatamamıştı. Fahrizade (59), Tahran yakınlarında patlayıcı yüklü bir kamyonetin infilak ettirilmesinin ardından, otomatik silahlarla suikasta uğramıştı. İranlı yetkililer, İsrail’i ABD’nin taşeronluğunu yapmakla suçlayıp uygun zamanda ‘intikam’ alacaklarını açıklamışlardı. Patlayıcı yüklü kamyoneti infilak ettirerek pusu kuran failler; makineli silahlarla saldırıya başlamış, çıkan çatışmada İranlı nükleerci ağır yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan Fahrizade kurtarılamamıştı. Amerikan New York Times gazetesi, Amerikalı yetkililerin, saldırının İsrail tarafından düzenlendiğini teyit ettiğini yazmıştı.

 

İranlı bilim adamının suikastı "istihbarat zaafı" tartışmalarına yol açmıştı.

 

İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii, bilim adamı Muhsin Fahrizade'nin öldürülmesinin ardından başlayan istihbarat zaafı tartışmalarının "psikolojik operasyon" olduğunu vurgulamıştı. Sosyal medya hesabı Instagram'dan yaptığı paylaşımda Rebii, "Bu tür terör olaylarının ardından büyük bir psikolojik operasyon devreye girer. Bu şekilde istihbarat ve güvenlik kurumları zayıflatılmamalıdır." ifadelerini kullanmıştı. Oysa İran’ın içinde de MOSSAD VE CIA ajanlarının olduğu açıktı.

 

Fahrizade suikastının, ABD Başkanı Donald Trump sonrası dünyanın daha az gerilimli bir düzene kavuşma ihtimalinden rahatsız olanlar tarafından gerçekleştirildiğini savunan Rebii yanılmaktaydı. Çünkü bu saldırılar Siyonist Biden’ın daha büyük tahribatlarına hazırlıktı. Saldırının amacının da "Toplumun huzuru ve bölgenin güvenliğini bozmak, insanlara ümitsizlik aşılamak, Tahran'ın güttüğü stratejisinde kafa karışıklığı oluşturmak ve İran'ı düşman tarafından tasarlanan sahada oynamaya zorlamak" olduğunu açıklamıştı.

 

Konuşulup yazılanlara göre Fahrizade, İran’ın nükleer bomba geliştirmek için 1989 yılında kurduğu iddia edilen gizli program ‘Amad’ (Ümit) projesinin başındaydı. Bu program resmen 2003 yılında sonlandırılsa da Fahrizade, milli nükleer programın sürdürülmesindeki kilit isimlerden birisi konumundaydı. Nitekim 2015 yılında İran’ın; Batı ve Rusya ile imzaladığı, ABD Başkanı Donald Trump’ın sonra geri adım attığı nükleer anlaşmanın imzalanmasında da etkin rol almıştı. Bu nedenle İran’ın nükleer programına şüpheyle yaklaşanların kara listesinin ilk sırasında yer almaktaydı. ABD ve BM’nin de yaptırım listesinde bulunmaktaydı.

 

TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

Yorum Yaz