Şubat 22 14:26

Yeni ve Sinsi Bir Barış Süreci mi Hazırlanmaktaydı? DOĞRULAR ACIDIR, AMA SORUNLARIN İLACIDIR!

Yeni ve Sinsi Bir Barış Süreci mi Hazırlanmaktaydı? DOĞRULAR ACIDIR, AMA SORUNLARIN İLACIDIR!

'Akil İnsanlar' Oslo'da neden bir araya toplanmıştı?

Sözde çözüm sürecinde AKP hükümeti tarafından ortaya çıkarılan “Akil İnsanlar”, 25.11.2018 tarihinde Oslo'da tekrar bir araya gelmişlerdi. Oslo'daki dikkat çeken görüşme "Yeni bir çözüm süreci mi başlıyor?" sorularını akıllara getirmişti.

Yaklaşık 800 şehit verdiğimiz geçmişteki sözde çözüm sürecinde, AKP hükümeti tarafından güya bu girişime destek vermek üzere atanan, yedi bölgeden toplam 63 kişiden oluşan sözde Akil İnsanların, Norveç'in Oslo şehrinde tekrar bir araya gelmesi neyin nesiydi? Bu heyetin 2009'da, sözde çözüm sürecinin temellerinin atıldığı Oslo'da bir araya gelmesi dikkat çekerken, akıllara "Yeni bir çözüm süreci mi başlıyor?" sorusu gündeme gelmişti. Öte yandan, peşmerge başı Mesut Barzani'ye yakın Rudaw'ın muhabiri Ayser Çınar'ın, görüşmeden bir fotoğrafla yaptığı paylaşımda "Yeni bir süreç mümkün mü peki?" ifadelerini kullanması “acaba?”ları derinleştirmişti. Bu ilginç ve endişe verici gelişmeyi gündeme taşıyanlara Sn. Devlet Bahçeli’nin çok sert çıkışları da dikkatleri çekmişti. Ancak bundan birkaç gün sonra Meclis'te 2019 yılı için bütçe görüşmeleri gergin başlarken, Genel Kurul'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın sohbetine kimse bir mana verememişti. Meclis Genel Kurulu’nda HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın, MHP sıralarına yönelerek MHP lideri Bahçeli ile kısa süre ayaküstü sohbet etmesi ve Sn. Bahçeli’nin sıcak tebessümleri kafaları karıştırmaya yetmişti. Öte yandan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener locadan bütçe konuşmalarını takip etmiş ve bu ilginç münasebete birtakım yorumlar getirmişti.

Hatırlayınız, o malum ve mel’un “Barış Süreci” öncesi şu adımlar atılmıştı!

Başbakan Recep T. Erdoğan'ın 2006 Ağustos ayında Diyarbakır'a yaptığı ziyaretin ardından; devletin zirvesinde, Kürt sorunu ile doğrudan ilgili “radikal” bir öneri, büyük bir gizlilik içinde tartışılmıştı. Bu öneri devlet içinde görüş ayrılıklarına yol açmış, Haftalık Dergisi basına yansımayan bu ilginç tartışmayla ilgili detaylara ulaşmıştı. O dönemde edindiğimiz bilgilere göre bu öneri bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya atılmıştı. BaşbakanPKK Lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan F tipi bir cezaevine naklinin; Adalet Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü arasında “sessiz sedasız” tartışılmasınıöneriyordu. Erdoğan, Diyarbakır'da verdiği ılımlı ve demokratik mesajların altını doldurmak ve Kürt sorununun siyasi yollardan çözümüne yönelik somut bir adım atmak için, Abdullah Öcalan'ın naklinin güvenlik açısından ne gibi sonuçlar doğuracağının değerlendirilmesini uygun buluyordu. Başbakan'ın önerisi doğrultusunda, Genelkurmay, MİT ve Emniyet yetkilileri Adalet Bakanlığında bir araya gelecek ve Apo'nun İmralı'dan naklini tartışıp bir karara varacaktı. “Öcalan'ın bir başka cezaevine nakli” konusu; İmralı Adası'nda “tecrit” sisteminin uygulandığını ileri süren PKK çevrelerinin, uzun yıllardır çeşitli vesilelerle dile getirdiği bir öneri olmaktaydı. Ancak hem hükümetler hem de Genelkurmay başta olmak üzere, güvenlik bürokrasisi, Apo'nun avukatları ile örgütün bu talebine kulak asmamışlardı.

Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinin hemen ertesinde verdiği talimat, kimilerine göre “gereksiz bir tabu”, kimilerine göre ise “güvenlik açısından bir gereklilik” olan Apo'nun İmralı'daki varlığının, devletin zirvesinde ilk kez tartışılmasına yol açıyordu. Genelkurmay, güvenlik nedeniyle Öcalan'ın “normal” bir cezaevine naklinden yana görünmüyordu. MİT ve Emniyet'te ise görüş ayrılıkları vardı. Genelkurmay, güvenlik bürokrasisinin Adalet Bakanlığı'nda yapılacak zirvede, ortak bir tavır belirlemesi için Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yetkililerle önceden görüşmeyi uygun buluyordu. Bu nedenle Genelkurmay'dan bir yetkili MİT'i ve Emniyet'i arayıp“güvenlik nedeniyle Apo'nun İmralı'da kalmasından yana olduklarını” açıklıyor ve “Siz de İmralı'da kalması yönünde fikir beyan edin” telkininde bulunuyordu. Hem MİT, hem de Emniyet bu öneri doğrultusunda Öcalan'ın İmralı Cezaevi'nde kalmasının doğru olacağı yönünde rapor veriyordu. Böylece Başbakan Erdoğan'ın önerisi, güvenlik bürokrasisi “yeşil ışık” yakmadığı için Adalet Bakanlığı'nca rafa kaldırılıyordu.

Başbakan bu konunun niye gizlice tartışılmasını istiyordu?

Devamını okumak için tıklayınız.

 

Yorum Yaz