Şubat 05 11:25

Görenlerin Gözü, Bilenlerin Sözü ve Milli Çözüm’ün Özü ile: ERDOĞAN İKTİDARLARININ İCRAATLARI VE MÜNAFIKLIK MANZARALARI

Görenlerin Gözü, Bilenlerin Sözü ve Milli Çözüm’ün Özü ile: ERDOĞAN İKTİDARLARININ İCRAATLARI VE MÜNAFIKLIK MANZARALARI

Erdoğan iktidarları, bazı hayırlı ve yararlı icraatları yanında, birtakım öyle büyük tahribatlar da yapmışlardı ki, yararları, zararları yanında hiç kalırdı. Son yirmi yılda ülkemizdeki ekonomik ve siyasi talanlarıyla beraber asıl; ahlâki, ailevi ve manevi yıkımları üzerinde durmak lazımdı. Maalesef milleti; yediden yetmişe şehvet budalası, şöhret müptelası ve haksız menfaat fırsatçısı bir psikolojiye sokmuşlardı. Geçici ve rezil cinsi arzular, basit ve bedava çıkarlar, tamamen nefsani ve şeytani olgulara ve hayvani duygulara yönelik sosyal medya tuzakları uğruna tüm kutsallar ayaklar altına alınmıştı. Para uğruna her şey pazarlanmaya başlanmış, makam ve çıkar aşkına Din istismarı yaygınlaşmış, İslami şuura ve insani onura sahip kesimler ahmaklıkla suçlanır olmuşlardı. Milli duyarlılık ve vicdani tutarlılık laçkalaşmış; sağcısı solcusu, Dincisi dinsizi, yandaşı karşıtı, Siyonist ve emperyalist dünya sisteminin demokrat köleleri halini almış… Namus, hayâ, onur ve sorumluluk duyguları dejenerasyona uğramıştı. Yalancılık, palavracılık, iftiracılık, riyakârlık, sahtekârlık, kısaca münafıklık ve rol yapmacılık yaygınlaşmış, hatta sanat halini almıştı… Daha da tehlikelisi, siyasiler ve iktidar sahipleri ve onların kiralık kalemleri ve sözcüleri bu dalda ustalaşmışlardı.

Herkes rol yapınca, samimiyet ve dürüstlük azalmıştı!..

AKP iktidarının popülist politikaları yüzünden, giderek daha da yozlaşan ve yoldan çıkan insanların her birinin artık üç-beş maskesi vardı. Herkes duruma ve ortama göre tavır takınmakta, Türkçesi rol yapmaktaydı.

İşte bu nedenle Milli Gazete’de, Burhan Bozgeyik’in “Artistle Münafık irtibatına” dikkat çeken yazısı oldukça çarpıcı ve ufuk açıcıydı:

“Artistlik, san’atlar içerisinde en zor olanıdır. Kendisine biçilen rolü en iyi şekilde hakkını vermeye çalışır. İyi rol yaptığı nispette film piyasasında “aranan kişi” halini alır. Bazen iyi, bazen kötü adam olur. Rolünü çok iyi oynayanlar, seyirciyi öylesine etkiler ki; seyirciler onun artist olduğunu unutur. Kötü adam rollerinin kralı Erol Taş’ı dövmeye kalkar. Kurtlar Vadisi dizisinin efsane karakteri Süleyman Çakır (Oktay Kaynarca), rol gereği vurulup öldüğünde sevenleri ve seyircileri tutup gıyabî cenaze namazını kılar. 

Artistlerin dizilerde rol icabı farklı karakterlere bürünmesi seyircinin kafasını karıştırsa da, kısa zamanda bu tuhaf duruma da alışır. Meselâ, Barış Bağcı, “Diriliş Ertuğrul” dizisinde Moğol Kumandanı Baycu Noyan karakterini canlandırdı. “Kötü adam” rolünü çok iyi oynadı. Aynı artist, bu defa “Alparslan Büyük Selçuklu” dizisinde seyircinin karşısına Tuğrul Bey rolü ile çıktı. “İyi adam” rolünü de çok iyi oynuyordu. Adı üstünde “artistti” ve artistlik yapıyordu.
Makalenin tamamı için: https://www.millicozum.com/mc/duyurular/erdogan-iktidarlarinin-icraatlari-ve-munafiklik-manzaralari

Yorum Yaz