Kasım 29 23:56

FİLİSTİNLİ MÜCAHİTLER DESTANLAR YAZMAKTA; İŞBİRLİKÇİ HÜKÜMETLER İSTİSMARCILIK YAPMAKTAYDI!..

FİLİSTİNLİ MÜCAHİTLER DESTANLAR YAZMAKTA; İŞBİRLİKÇİ HÜKÜMETLER İSTİSMARCILIK YAPMAKTAYDI!..

2021 Ramazan ayı sonunda başlatılan; Filistin’de yaşanan Siyonist işgalci vahşetini, sadece işbirlikçi ve istismar tıynetli iktidarın yandaşlarından ve kiralık medya organlarından izleyenler yanılgıya ve yılgınlığa kapılmaktadır. Oysa aslında soylu ve şuurlu Filistinli Müslümanlar şu anda orada diriliş destanları yazmakta, hatta kutlu zafer muştuları yaşatmaktadır. Siyonist İsrail terör şebekesini, “Yenilmez bir organize” ve arkasındaki ABD ve AB’yi; “Karşı gelinmez güçler” olarak gösteren yayınlar, yazılar ve yorumlar kasıtlıdır.

Bu tezgâhı bozmak ve olaylara doğru açılardan bakmak üzere; “(Münafık ve marazlı insanlara) Onlara (İslami cihadla ve toplum huzuruyla ilgili) güven veya korkuya dair bir haber gelse, (yetkililere danışmadan) onu hemen yayarlar (rastgele konuşur ve yazarlar). Halbuki o (haberin yayılıp yayılmaması ve nasıl yorumlanması gerektiğini) Peygambere veya içlerindeki (yetkili ve bilgili) emir sahiplerine götürüp iletselerdi, aralarında akıl ve anlayış erbabı kimseler, onun ne olduğunu (İslami hareketi ve ümmeti ilgilendiren bu tür haber ve söylentilerin ne maksatla çıkarıldığını ve ne anlama geldiğini) bilip öğrenirlerdi. Eğer size Allah'ın lütfu ve merhameti olmasaydı (böyle baştan ve irtibattan kopuk rastgele haber ve yorum yazdığınızdan dolayı) pek azınız hariç (birçok işinizde) şeytana uyup gitmiştiniz. (Öyle ise cihad ve normal hayat ortamında basın-yayın ilkelerine dikkat ediniz.)” (Nisa: 83) ayeti üzerinde yoğunlaşmak ve gereğini yapmak lazımdır.

Bu arada Kudüs TV gibi kanalların da; Filistin duyarlılığı ve ulaştırdığı yardımları nedeniyle belli bir mezhebi ve ülkeyi öne çıkarıp övmek ve diğerlerini önemsiz göstermek gibi gereksiz bir tarafgirlikten uzak, tüm ümmetin sesi konumunda daha sorumlu ve şuurlu bir yayın politikası izlemesi, değerini ve güven dengesini daha da arttıracaktır.

Rahmetli Erbakan Hocamızın: “Eğer iman varsa, imkân da vardır!” buyurdukları hakikat Filistin’de ortaya çıkmıştır!

Evet, mü’min ve mücahit Filistin halkı samimi cihatlarının ve sabr-u sebatlarının karşılığında, hiç umulmadık imkânlara ve fırsatlara kavuşmuşlardır.

Zalim ve işgalci İsrail rejimi karşısında sergilediği mücadeleyle destan yazan Filistin direnişi, kendilerinin olduğu gibi ümmetin de onurunu korumaktadır. Gazze’deki Müslümanlar yıllardır uygulanan abluka ve kısıtlı imkânlara rağmen ürettikleri silahlarla işgal altındaki toprakları füze yağmuruna tutmaktadır. Attıkları binlerce füzeyle çok sayıda Siyonist askeri cehenneme yollayan ve işgalcileri sığınaklara kaçıran Filistin direnişi, Erbakan Hocamızın: “Eğer iman varsa imkân da vardır!” sözünün doğruluğunu bir kez daha ispatlamıştır!

Siyonist İsrail rejiminin Gazze’ye uyguladığı abluka dolayısıyla türlü imkânsızlıklarla boğuşan Filistin direnişi, tüm olumsuzluklara rağmen destanlar yazmaktadır. Ortaya koyduğu mücadele ile Müslümanların gurur kaynağı olan Filistin direnişi, İsrail rejimine unutamayacağı tokatlar atmaktadır. Siyonist zalimlerin korkulu rüyası olan direnişçiler son bir haftalık süreçte işgal güçleri karşısında imanın gücünü ortaya koymaktadır.

HAMAS’ın askeri kanadı konumundaki İzzeddin El-Kassam Tugayları ile İslami Cihad’ın askeri kanadı olan Kudüs Seriyyeleri, işgalci İsrail rejimine tarihinin en zor günlerini yaşatmaktadır. İsrail işgali altındaki toprakları füze yağmuruna tutan Filistin direnişi, çok sayıda işgalci askeri öldürürken işgalciler ise korkudan sığınaklara saklanmaktadır. Direnişin füzeleri karşısında büyük bir endişe yaşayan işgalcilerin içerisinde bulundukları korku kameralara da yansımaktadır.

Sirenlerin Duyulmasıyla Sığınaklara Kaçılmaktadır!

Filistin direnişinin Gazze’den İsrail işgali altındaki topraklara yönelik attığı füzeler, işgal altındaki topraklarda acil durum sirenlerinin çalmasına yol açmıştır. Sirenlerin çalması ile birlikte işgalciler büyük bir panik yaşarken, konuya ilişkin görüntüler işgalcilerin korkaklığını gözler önüne çıkarmıştır. Kameraya yansıyan görüntülerden, İsrail rejiminin Güney Bölgesi Komutanı Eliezer Toledano’nun çalan sirenlerin ardından nasıl korkup sığınağa kaçtığı anlaşılmaktadır. İsrail rejiminin Güney Bölgesi Komutanı Toledano, Filistin direnişinin önde gelen isimlerinden Muhammed Deif ile Yahya Sinvar’ı öldürmeyi amaçladıklarını açıklamıştır.

Direniş, İstediği Noktayı Hedef Almaktadır!

Türlü imkânsızlıklara rağmen İsrail rejimine karşı ortaya konan direniş, tüm dünyada büyük bir saygıyı uyandırmıştır. Filistin direnişi, Gazze’deki zor şartlara rağmen İsrail rejiminin saldırılarına karşı gerçekleştirdiği savunmayla, çok iyi bir şekilde hazırlandığını kanıtlamıştır. Filistin direnişi, askeri kapasitesini ciddi oranda artırırken, İsrail işgali altındaki toprakların kuzeyinin dahi vurulabilmesi herkesi şaşırtmıştır. Öte yandan Filistin direnişinin İsrail işgali altındaki topraklara yolladığı füzeleri noktasal olarak istediği noktaya fırlatabildiği anlaşılmaktadır.

İşgal Topraklarına Binlerce Füze Fırlatıldı

Gerek Filistin gerekse İsrail rejimi medyasında yayınlanan info grafikler, Filistin direnişinin işgal güçleri karşısındaki başarısını ortaya koymaktadır. Yayınlanan grafiklerde Filistin direnişinin, İsrail rejiminin çok çeşitli noktalarını vurabilmesinin yanı sıra atılan füzelerin isabetini ileri bir sıklıkla gerçekleştirebildiği anlaşılmıştır. Son açıklanan sayılar doğrultusunda geçtiğimiz bir hafta içerisinde Gazze’den İsrail işgali altındaki topraklara 3 bin 100 roket atılmıştır. Abluka altındaki Gazze’de bu denli sayıda füzeye sahip olunuşu Filistin direnişinin zafere giden yoldaki inanç ve azminin kanıtıdır.

 

TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ:

 

 

Yorum Yaz