Mayıs 19 06:45

SİYONİZM'İN İRAN MÜDAHALESİ VE İSRAİL'İN ÇÖKÜŞ SÜRECİ

SİYONİZM'İN İRAN MÜDAHALESİ VE İSRAİL'İN ÇÖKÜŞ SÜRECİ

 

28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail, İran’a hava saldırıları başlatmışlardı. İran’ın bütün askeri kurumları, masum çocukların bulundukları ilköğretim okulları hedef alınmış, İran Dini Lideri Ali Hamaney dahil, 70 kadar üst düzey yönetici ve komutan -çoğu aileleriyle birlikte- ortadan kaldırılmıştı.

İran’ı, bu saldırılarla birkaç günde hizaya sokacaklarını sanan İsrail ve ABD yanılmışlardı. Haftalar ve aylar geçmesine rağmen İran’da hiç beklenmedik bir dirençle karşılaşmışlardı. İran halkı bu haksız ve ahlâksız saldırılar üzerine kenetlenmiş ve sanıldığı gibi isyan çıkarmak yerine, ABD ve İsrail’e karşı ülkelerine ve devletlerine sahip çıkmışlardı. Üstelik ABD kayıplar vermeye başlamış, İsrail İran füzeleri karşısında şaşkınlığa uğramıştı. Trump, bu hezimetten kurtulmak için İran’ı barış masasına oturtmaya çabalamakta ve bir zafer edasıyla bu bataktan kurtulmaya yol aramaktaydı.

Almanya Başbakanı Merz bile: “İran ABD’nin havasını söndürdü ve küçük düşürdü… Barış umuduyla ABD heyetini İslamabad’a (Pakistan’a) getirtip sonra eli boş geri gönderdi” diyerek bu gerçeğe resmiyet kazandırmıştı!..

Kuduz İsrail’in o çok güvendiği Hava Savunma Kubbesi, İran füzeleriyle delik deşik olmaya, Yahudi halkı siren sesleriyle sığınakları doldurmaya mecbur kalmışlar, hatta durumu iyi olanlar İsrail’i bırakıp Avrupa ve Amerika’ya kaçmaya başlamışlardı. Buna rağmen Deccal rolündeki azgın Netanyahu, bir yandan İran’ı hedef alırken bir yandan da Lübnan’ı bombalayıp işgale hazırlanmaktaydı. Daha önce iki yıl boyunca Gazze’ye saldıran, bu ülkede taş üstünde taş bırakmayan ve on binlerce masum Filistinlinin ölümüne yol açan kuduz İsrail, Amerika’yı da arkasına almasına rağmen şanlı HAMAS Mücahitleri karşısında kesin bir başarı sağlayamamıştı.

Başta Avrupa ve Amerika halkları, bütün dünya İsrail’in bu acımasız saldırılarını kınamaya ve Siyonist azgınlardan nefret duymaya başlamıştı. İslam coğrafyasının ortasında bir çıbanbaşı olarak kurdurulan ve her yönden desteklenip kudurtulan İsrail; şimdi tüm dünyanın başına bela kesilmiş, barış ve huzurun düşmanı haline gelmiş durumdaydı. Kuduz İsrail, 2026 Ramazan’ında Mescid-i Aksa’yı da ibadete kapatmış ve Siyonist hayalleri için her türlü azgınlık ve çılgınlığı göze almıştı. Artık bu küresel fesatlığına, bu katliam ve tahribatlarına dur demek lazımdı ve bu tarihi ve talihli görev Türkiye’ye layıktı. Bunun için de, önce bu işbirlikçi kafalardan kurtulunması ve bir Milli Mutabakat İktidarının kurulması kaçınılmazdı. Böyle bir atılımda, bütün dünya ülkeleri sonunda yanımızda duracak ve İsrail belasını defettiğimiz için saygı duyacaklar ve sahip çıkacaklardı.

Amerikan Medyasına Göre Demir Kubbe Abu Dabi’ye Taşınmıştı!?

İsrail’in; İran’la yaşanan çatışmaların en kritik döneminde, Birleşik Arap Emirlikleri’ne yalnızca hava savunma sistemleri değil, aynı zamanda operasyonel askeri birlikler de sevk ettiği anlaşılmıştı. ABD merkezli Axios’un üst düzey İsrailli ve ABD’li yetkililere dayandırdığı iddiaya göre, İran ile yaşanan gerilimin en kritik günlerinde İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri arasında dikkat çeken bir askeri iş birliği yoğunlaşmıştı. Habere göre süreç, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan arasında yapılan gizli bir görüşmeyle başlamıştı.

Hayret!.. Sn. Erdoğan’la BAE Başkanı Al Nahyan sıkı dostlardı. Aynı Nahyan’la Kuduz Netanyahu da arkadaşlardı!?..

Sn. Erdoğan’la İlham Aliyev “kardaş”lardı… Aynı Aliyev, İsrail’in kuruluş yıldönümünü kutlayacak ve Siyonizm’i kutsayacak kadar Netanyahu sırdaşıydı!?..

Sn. Erdoğan’la, Eski Macaristan Başbakanı olan ve UCM’ye rağmen Kuduz Netanyahu’yu ağırlamaktan şeref(!) duyan Orban çok samimi dostlardı!?..

“Demir Kubbe” BAE topraklarına taşınmıştı!

İddialara göre İran’ın bölgedeki saldırı riskini artırması üzerine BAE yönetimi, İsrail ve ABD’den acil destek talebinde bulunmuşlardı. Bunun üzerine İsrail’in hava savunma sistemi Demir Kubbe’ye ait bir bataryanın BAE’ye sevk edildiği ortaya çıkmıştı. Sistemi kullanmak üzere İsrail ordusuna bağlı askerler de bölgeye konuşlandırılmıştı. ABD basınına göre BAE, Demir Kubbe sisteminin ABD ve İsrail dışında aktif şekilde kullanıldığı ilk ülke konumundaydı.

ABD-NATO Hattı Kırılmaktaydı!..

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, NATO ülkelerini “sadıklar ve hayırsızlar” şeklinde sınıflandırmaya mecbur kalmıştı… İran savaşı sürecinde ABD’ye destek vermeyen müttefikleri sınıflandırmak için NATO ülkelerine yönelik bir değerlendirme listesi hazırlandığı ortaya çıkmıştı. Trump yönetiminin NATO içinde gerilimi artıran planı, ülkeleri “sadıklar” ve “hayırsızlar” şeklinde kademelere ayırmıştı.

...

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ..

 

Yorum Yaz