Ağustos 29 08:27

YENİ NATO TUZAĞI, TÜRKİYE-İSRAİL ORTAKLIĞINA HAZIRLIK MIYDI?

YENİ NATO TUZAĞI, TÜRKİYE-İSRAİL ORTAKLIĞINA HAZIRLIK MIYDI?

 

Asrımızın Nostradamus’u sayılan Çinli Prof. Jiang Xueqin (Jeopolitik yorumcu) toplumsal gelişmeleri analiz ederek, matematiksel formüllerle, gelecekle ilgili tahminler yürütüyordu.

3 yıl önce (2024); 1- ABD’de Trump’ın kazanacağını, 2- İran’a savaş açacağını, 3- Bu savaşta yenilgiye uğrayacağını, 4- Bu batağın ABD’yi ekonomik iflasa uğratacağını… 5- ABD’nin Yapay Zekâ yatırım balonunu finanse eden Arap-Körfez ülkelerinin, bu savaşa önce destek çıksalar da, sonunda bu yapıdan çıkacaklarını ve İran saldırılarına daha fazla dayanamayacaklarını açıklamıştı.

Suudi Arabistan fiilen İran’a saldırılar başlatmıştı…

İran ise; nükleer anlaşmalardan çekilebileceğini, yani Atom Bombası yapabileceğini ve kullanabileceğini açıklamıştı.

Bütün bunların bir adım sonrası, hatta Haçlı NATO’nun ve arkasındaki Siyonist ve emperyalist kadronun asıl hesabı, Türkiye ile İran’ı vuruşturmaktı. Zaten Sn. Erdoğan defalarca “Kardeşlerimiz ve müttefiklerimiz olan Körfez ülkelerine saldırdığı için” İran’ı suçlamış ve uyarmıştı!?..

Bu arada Çin de dolaylı da olsa İran’ın yanında, Amerika’nın karşısında durmaktaydı. Bütün bunlar; korkulan 3. Dünya Savaşı’nın yaklaştığını gösterdiğinden, ABD’deki ve Çin’deki silah fabrikaları, ürküten bir savaş hazırlığına başlamış ve bu yöndeki üretimlerini birdenbire artırmış durumdaydı. Bu açıdan bakıldığında Ukrayna’nın Hazar Denizi’ndeki bir İran gemisini vurması dünyayı oldukça telaşlandırmıştır. Ve tam bu sırada İngiliz basınında “Suudi Arabistan’ın Türk Ordusunu Kızıldeniz’e çağırdığı” haberleri çıkmıştı.

İran’ı, Şah Rıza Pehlevi’ye kadar yaklaşık 500 yıl boyunca Türk hanedanların yönetmiş olduğu tarihi bir vakıadır. Ve özellikle 1979 Humeyni devriminden sonra koyu bir Şia mezhepçiliği yanında aşırı Farisilik damarı öne çıkarılmıştır. Liyakat ve yeterlilikten ziyade, tarafgirlik ölçü alınmış, öyle ki bazı ilkokul mezunları Devrim Muhafızlarına general yapılmıştır. Sünniler ve özellikle 40 milyonluk Türk (Azeri, Türkmen) kökenliler yönetimden dışlanmıştır. Hele şükür ki Erbakan Hoca İran’ı D-8 oluşumuna kattıktan sonra, İslam Birliği fikrine ve Erbakan’ın teknolojik tavsiyelerine saygılı kadrolar oluşmuş durumdadır.

2022 yılında Ukrayna asla kazanamayacağı bir savaşa mecbur bırakıldı. Geçen 5 yıl boyunca ne Rusya ne Ukrayna kesin bir sonuç alamadı. Avrupa ve Amerika’nın bütün desteğine rağmen Ukrayna iyice bunalmış durumdadır. Bu savaşa İran’ı da katma çabasını bir kurtuluş kapısı sanmaktadır. Oysa bu, yeni bir küresel savaşa yol açacaktır. Ukrayna bu maksatla İran’a sataşmaya başlamıştır.

CNN INTERNATIONAL’a göre; Trump’ın, İran’ı askeri baskıyla yeniden barış masasına oturtacak gücü kalmamıştı. Bu nedenle güya Körfez ülkelerine “barış ve demokrasi getireceği” vaadiyle, bu ülkeleri İran’la kapıştırmaya uğraştığı, bunun ise yeni bir dünya savaşına yol açacağını hatırlatmıştı.

İran güdümlü HUSİ’lerin Babülmendep Boğazı’ndaki tehditlerine karşı, Türkiye dahil 50 ülkeye davet çıkaran Riyad’ın bu çağrısına olumlu yanıt verilirse, Türkiye resmen İran’a savaş açmış sayılacaktı!.. Reuters’a sızan haberlere göre, Türkiye bu katkıyı NATO çerçevesinde sunmuş olacaktı!.. İşte İsrail’e destek ancak böyle yapılırdı!?.. Yani Filistin ve Gazze’de, şimdi Lübnan’da bunca katliamına rağmen İsrail’e hiçbir müdahalede bulunmayan Erdoğan, şimdi İran’la çatışmayı göze almıştı.

Erbakan Hoca’nın NATO Uyarısı!

Erbakan Hocam ile gece geç vakitlere kadar çalışırdık. Arada mola verdiğimizde bir şeyler atıştırır ve fırsattan istifade Hoca’ya nitelikli sorular sorardık.

Bir akşam konu, NATO’nun düşman renginin kırmızıdan yeşile dönmesine gelip dayandı. Erbakan Hoca: “Bunlar Türkiye’yi, ‘aman ha bağımsız ve donanımlı bir ordu ve askeri doktrin ile bir anda karşımıza çıkmasınlar’, diye NATO’da tutuyorlar.” buyurmuşlardı. “Âdeta, Türkiye’yi NATO içerisinde oyalıyorlar!” diye de uyarmıştı. Biz, “Bu zaman zarfında NATO’da ülkemiz oldukça kabiliyet kazandı. Birçok askeri teçhizat ve mühimmat elde etti.” deyince, Hocamız bu sefer: “Tabi öyle yapacaklar ki, siz onların sahici bir ortağı olduğunuzu zannedesiniz. Yoksa sizi orada tutamazlardı. Bu Batılılar hıyanette öyle ustadırlar ki, sizi SİZE karşı savaştırırlar da ne olduğunu anlayıncaya kadar epey vaktiniz geçer ve çok zayiat verirsiniz!” şeklinde yanıtlamışlardı. Bir arkadaşımız: “Şimdi NATO dağılacak. Çünkü varlık sebepleri ortadan kalktı!” dediğinde ise Erbakan Hocamız; “Yoo, dedi. NATO’nun varlık sebebi, tarihin gidişini değiştirecek şanlı ve donanımlı ‘Türk Ordusu’nun yeniden sahneye çıkışını engellemektir. Bunu hiçbir zaman unutmayın! Evet. Sakın ha!!!”diyerek son noktayı koymuşlardı.[1]

ABD, İran savaşına Körfez ülkelerini de katmıştı!

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Mekke’de Ağustos 2026’da imzaladıkları Ortak Savunma Anlaşması, aslında NATO’nun İslamcı kanadı olarak okunmalıydı!..

Amerikan güdümlü Arap Koalisyonu, Babülmendep Boğazı‘ndan geçen ticari gemilerin korunması için gerekli tüm operasyonel tedbirlerin uygulanacağını ve deniz taşımacılığını tehdit eden unsurlara “kararlılıkla karşılık verileceğini” açıklamıştı. Yemen’deki İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan’a deniz ablukası uygulayacaklarını ilan etmesinin ardından savaşta yeni bir cephe daha açılmıştı. Arap koalisyonu, Babülmendep Boğazı’nda ticari gemilerin güvenliğini sağlamak için harekete geçmiş durumdaydı.

Arap Koalisyonu’nun sözcüsü Tuğgeneral Turki el-Maliki, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, koalisyon güçlerinin uluslararası hukuk ve 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde Babülmendep Boğazı’nda seyreden ticari gemilerin güvenliğini sağlamak amacıyla tüm gerekli operasyonel önlemleri aldığını ve uyguladığını duyurmuşlardı. İran destekli Husiler ise Suudi Arabistan’a karşı “deniz ablukası uygulamaya başladıklarını” açıklamıştı. Ensarullah’ın Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ı “yaklaşık 12 yıldır Yemen halkına yönelik kapsamlı abluka uygulamak, ülkenin kaynaklarını yağmalamak; limanlar ile havalimanlarını kara, deniz ve havadan kuşatarak halkın çektiği sıkıntıları dayanılmaz bir noktaya taşımakla” suçlamıştı.

Fidan’dan “Mekke Anlaşması” açıklaması

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtlamıştı. Bakan Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili açıklamalar yapmıştı.

 

...

 

MAKALENİN TAMAMI İÇİN TIKLAYINIZ...

 

Yorum Yaz